Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

AHBAP’A YAPILAN OPERASYON ŞU BİZİM AHPABLARA DA YAPILIR MI?

Yazıma başlamadan önce yasal zorunluluk olmasına rağmen seçim gününü bir türlü ilan etmeyen ve o da bir stk olan Ardahan Ticaret Ve Sanayi Odasının Meclisinin 5 aydır 5 değil, bir toplantı yapmadığını haber vereyim..
Bu yetmezse;
Kıyı çizgisi başta olmak üzere bir çok yasakla sözde korunan ve bir yandan “turizme kazandıracağız denip, diğer yandan etrafına bur çivi çakılmasına izin verilmediğinden balıklarını Gürcistan’ın yediği Aktaş Gölü gibi adına ‘yasak göl..’ dediğim Çıldır Gölü’nde 2018 yılında Ardahan ve Kars valilerince atılan imzalarla ‘Çıldır Gölü Havza Koruma Planı ve Özel Hüküm Belirleme Projesi” adlı, 1.5 milyon TL. bütçeli bir projenin akıbetini ne olduğunu sormak isterim.
Çünkü, resmi hazine avcılarının uydurması denen “Göle TİGEM’de kale var’ dendiği gibi ‘buranının altında da yer altı şehri var” denip, hazırladıkları proje ile aldıkları milyonlarla, “O şehri yer yüzüne çıkaracağız’ deyip, bir iki kazıdan sonra unutulan Çıldır Ağçakale adasında ki gibi kağıt üzerinden “oldu, bitti..’ denen bu, “1.5 milyonluk projenin akıbetinde haberi olan var mı?’ diye sunulmasını isterim..
Ve, ‘TÜBİTAK Marmara Araştırmalar Merkezi Çevre ve Temiz Üretim Enstitüsü Müdürlüğünce 1.5 milyon TL maliyet ile iki yılda yapılarak yürürlüğe girecek.’ denen ve 09.08.2018 tarihinde imzaların attırıldığı o projeye ne oldu derim..
Tabi, ‘2 bin rakımlı Ardahan’da yetişmesi çok zor..’ denen nohutları, tartışmalı bodrumu ile gündem de düşmeyen kampüsüne eken Ardahan Üniversitesinin bu projenin ne kadarlık bir proje olduğunu da sormayı unutmadan..
Evet şimdi gelelim yukarıda ki sorulara cevap olacak diğer bir konuya..
15 Temmuz 2016’da başlayıp, bugüne kadar süren operasyonlara bir yenisi de şu bizim kazcı, sazcı derneklerinde içinde olduğu stk’lardan birine yani bildiğiniz adlarıyla derneklerden olan Ahbaba yönelik yapıldı..
Asrın depremi denen deprem de eski başkanının kızı çakarlı arabayla karıştığı ölümlü motosiklet kazası nedeniyle aldığı hapis cezasını çekmek üzere cezaevin de olduğu Kızılay’ın kan ve çadır sattığını ortaya koyan çıkışları ‘iktidarı yıprattın’ denerek ve ‘zamanı geldiğin de denerek bir kenara not edildiği öne sürülen ve bu yazımı yazarken tutuklanması için hakime sevk edildiğini gördüğüm sanatçı Haluk Levent’in başın da olduğu Ahbap derneğine yönelik operasyonun nasıl bir sonla sonuçlanacağını tahmin etmeye bile gerek var mı?
Bilmem ama aynı operasyonlardan birinin şu bizim kazcı, savcı, bursçu dernek, federasyon ve vakıflara da yapılsa sonucu ne olur sizce?..
Olur ya başta dernekler masası olmak üzere ilgili yetkili kurumlar Ahbaba yapılan operasyonun etkisinde kalıp, bu yönde harekete geçmesi halinde bir çoğunun kendisini hakim karşında bulacağını ve hesap vermekten zorlanacağını tahmin etmeye bile gerek var mı?


Bilmem.
Âmâ başta şu bizim kazcı, sazcılar olmak üzere hepsi defter, evraklarını gözden geçirip, bu yönde hazırlıklı olmasını öneririm..
Ve belediyelerin yanında ki valilik yetmedi sülale derneklerinin festival, şenlik adı altında cırtık atıp, ‘yazın çalsın sazlar, kışın gelsin kazlar’ dediği şu günlerde bu yönde her an yaşanacak, yapılacak operasyonlara da hazır olmak gerek derim…
Çünkü ‘Arında gel’ diyenlerin kendilerinin ne kadar temiz turplar olduğunun bile sorulamadığı bir ülkede onca belediye başkanı ve siyasinin yanında benim gibi gazetecinin gözaltına alınıp, tutuklandığı gibi bir sabah her an, ‘Gel hele bele ahbap” denip, sızdırılan ifadelerle algı oluşturan A haberler yetmez Sözcü hatta Yılmaz Özdiller aracılığıyla Emniyet, yargı ve TSK’da Ergenekon, Balyoz, Cekiç, Gece, Sabah, Ahbap gibi adlar verilen operasyonlarda olduğu gibi önce kariyer, konum, güven, makam, mevkilerin yerle bir edildikten sonra sonu hapishanelerde son bulduğunu unutmamak gerek..
Evet bugün ki yazımı bitirmeden önce bir soruda ‘Arınmaya hazır olun” dediğim dernek ve federasyonlar arasında bulunan şu bizim ünlü Hoç/Fed’e bir önceki yazımda sorduğum soruyu bir kez daha sorup bireyeyim..
Eyyy.. Hoç/Fed.. Kendi sanatçılarına değil, elin sanatçısına ‘nereden geldiği’ merak edilen 2 milyon veren Hoç/Fed düzenlediğini ve geride çöplerini bıraktığın şu son etkinlikte “6 bin değil, 60 bin kişi topladık..’ derken, ‘Nahiye, Belde de ney ki; İlçe olsun” dediğin Hoçvan için ‘açıtım’ dediğin imza kampanyası için kaç imza topladın?
Hele birileri, ‘Arın gel..’ denmeden birde ondan haber ver..

Ha diğer bir soruda şenlik ve festivallerin yapıldığı yayların çöp içinde kaldığının görüntü, fotoğraf, haber ve resmi dilekçelere dile getirilmesine karşım doğayı koruduğunu iler süren Çevre Müdürlüğü, Doğa Koruma gibi Müdürlüklerinin bu yönde ne yaptıklarını da sorup, bugünkü yazımdan da arınıp, ahbapça bitireyeyim…

YAPAY ZEKANIN YAZILANA YORUMU..

Gazeteci Fakir Yılmaz tarafından kaleme alınan bu köşe yazısı, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarındaki şeffaflık ve denetim eksikliğini eleştirel bir dille sorgulamaktadır. Yazar, Çıldır Gölü gibi doğal değerlerin korunması için ayrılan yüksek bütçeli projelerin akıbetine dair kamuoyuna açıklama yapılmamasını gündeme taşımaktadır. Haluk Levent ve AHBAP derneğine yönelik hukuki süreçlerden yola çıkarak, Ardahan bölgesindeki yöresel dernek ve vakıfların da benzer incelemelerle karşılaşabileceği uyarısında bulunmaktadır. Metin, festivallerin çevreye verdiği zararlardan kurumların işlevsizliğine kadar geniş bir yelpazede hesap verebilirlik çağrısı yapmaktadır. Özellikle derneklerin mali kayıtlarını ve faaliyetlerini gözden geçirmeleri gerektiğini vurgulayan yazar, toplumsal fayda yerine kişisel reklam ve savurganlık peşinde koşan yapıları sert bir dille eleştirmektedir. Sonuç olarak kaynak, yerel dinamiklerin ve sivil toplumun etik standartlar çerçevesinde yeniden yapılanması gerektiğini savunmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER