1992 yılından bu yana gelmiş, geçmiş valilerden biriyle ‘Ardahan gelişsin’ adlı bir toplantıda tartışırken ‘Vali bey.. Biz uğraşmasaydık, Ardahan İl olmasaydı, sen de vali olamazdın..’ diyen babamın yanına giden Ardahan Ziraat Odası Başkanı Laitfşah Sural’ın, ‘benim hakem ve dağcı tek oğlum Doğu’nun kirvesi olduğunu bilir misiniz?
Bilmem ama başta tarım, ziraat, hayvancılık sorunları olmak üzere kentte ki sorunlar konusunda yaptığım haber ve yorumlar dolaysıyla zaman zaman karşı karşıya gelip, gerdiğim ve bir radyo canlı yayınında babama dediğim gibi ona ve bir süre önce kendisi gibi hayata göz yuman Cemil Babaya, ‘abi artık şu başkanlığı gençlere bırakın’ dediğim ama her ikisine de yaşarlarken başında oldukları Ziraat Odalarının başkanlıklarını bıraktıramadığım, ‘Latifşah Sural’ı ne kadar tanıyorsunuz?’ diye bir soru sorulursa, ‘kimsenin kötü adam demeyeceğini en iyi ben bilirim’ derim..
Evet, onca sevdiğimizin bizleri üzerek gittiği, bizlerin de bugün yarın gidecekleri o yere giden, Ardahan Ziraat Odasının kurucu başkanı olan ve seçimlerini yapmadığı, sandığı delegeden kaçırdığı iddia edilen Ardahan Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığını da bir dönem yapan Ardahan Ziraat Odası Başkanı Latifşah Sural’ı, leto abiyi de, ‘Allah rahmet etsin’ diyerek kayıp ettik..
Ve ‘Sural’ı ne kadar tanıyorsunuz?’ diye sorulan bir soru bir daha sorulursa çoğu Ardahanlının bilmediği Ardahan’ın yaşanmış arşiv hazinesi yönleriyle çekip giden tanıdığı, bildiği Latifşah Sural’ın bugün birilerinin çel çocuklarını hatta Azerbaycanlı gelinimizin de aralarında olduğu gelinlerine kamu işlerinde iş bulduğu Ardahan’ın vilayet olması için verdiği mücadelesini verirken yaşadığı sıkıntıları ve Ardahan’da, Ardahanlılarca yaşanmışların beynini arşivlendiği anılarını bilmez..
Ve her karşılaştığım da, ‘Abi Hamal Binali denen Binali Pehlivan, 11 belediye başkanına Yazı işleri Müdürlüğü yapan Mikail Karaca’ya, halen yaşayan 103 yasındaki Kazım Arıcı hoca’ya dediğimi sana da diyor ve ne olur hiç değilse anlatırken bizi güldüren ama aslında ağlamamız gereken Ardahan hafızası olan şu sendeki Ardahan hazinesini anlat ben yazayım, kitap yazalım, gelecek nesiller okusun, ders alsın’ dediğim yaşanmış anılarını ‘Ha bugün, ha yarın’ diyerek anlatmayan, kitaba çevrilmesine katkı sunamayan Latihşah Sural’ı Latif abiyi de kayıp ettik..
Ve son İstanbul’a geldiğinde ‘Latif abi gel o sende ki hazineyi 2 saatlik canlı yayında anlat, görüntülü, videolu Ardahanlılara hediye kalsın..’ diyerek TEMPO TV’de canlı olarak sunduğumuz ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programa davet ettiğim ama rahatsızlığı dolaysıyla yayına alamadığım ve Ardahanlının canlı hafızası, hazinesini de alıp götüren Latifşah Sural’ın 35 yıldır bir daha oluşturulamayan, Ankara’ya bir heyet gönderilemeyen o ‘Ardahan İl Olsun’ diye oluşturulan birlikle, beraberlikle, güçlü bir Ardahan Lobisi kanalıyla Ardahan İl olsun diye kurulan ekibin başını çektiğini bilir misiniz?
Bilmem bana anlattığı gibi bir çok kişiye anlattığı o anısını hatırlayıp, acı acı gülerken bir kez daha ağladığım Lalifşah Sural’ın, bugün birilerinin bir gün ‘Bende varım, biz de varız..’ demeden İL olmanın rant keyfini çıkardığı, çantalarını ellerine alıp, evleri bile olmayan Ardahan’a gelip, vekil olduğu Ardahan’ın İl olması için oluşturulan toplantıların, kamuoyunun başaktörlerinden bir olduğunu bilir misiniz?
Ve aynı Latifşah Sural’ın ‘Ardahan İL Olsun’ dendiği zamanlarda sık sık gidip, gelinen başkent Ankara’ya giderken bankadan senet kırıp, bankaya borçlanıp Ankara’ya yol parası yaptığını, biliyor musunuz, eyyy bugün İL olan Ardahan’ın rantını yerken Ardahan’ı bitirip, hep geriye götürenler?!.
Evet, bugün cenazesine katılıp, ‘Allah rahmet etsin, çok iyi insandı deyip, haklarını helal edenler dahil siz bir gün bir valiye, siyasiye, siyasetin baş aktörü başkent Ankara’ya, valiye gidip, hayırlı olsun, hoş geldiniz ama Ardahan’da ki şu sorunlar var..’ demeyen, kentin genelinde yaşanan sorun ve sıkıntıların kendi kapısına gelene kadar ses çıkarmayıp, oralı olmayan ama Letoların çabasıyla 1992 yılında İL olan Ardahan’ın kamu kurumlarının hazinelerinin aktığı, çel, çocuklarının iş bulduğu kanallarının başını çekenler..
Yani sağcı, solcu, muhafazakar, milliyetçi denen her iktidar döneminde Ardahan’da ki kurumların kuyumcusu gibi değişmez mefruşatçı işini yıllardır veren okula arkadaşım, solcu olmazsa da CHP’li olan Canmurat Evgin, Tarım Bakanlığının denetimleri sonucu iş yerinde sağlıksız yemekler yaptığı gerekçesiyle ağır para ile cezalndırılıp, kara listeye alınan Orhan Bingöl’ü temsilen STK başkanları ile sakallı haliyle poz veren sakallarını da yazacağını duyup, haberimden önce kesen Erhan Bingöl ve tayfası, okullar kapanırken ortada olmayan ama kamu kırtasiye işlerini hep veren Nalbantlar, Tırpancılar gibileri siz bilir misiniz Latif abinin Ardahan İL olsun diye bankada kırdırdığı senetlerle Ankara’ya gidip, geldiğini ve Ardahan’ı il olmasının en önemli isimlerden biri olduğunu?!..
Ve aynı latif Abinin ‘İl olsun’ diye çırpınıp, bankada kırdığı senetlerle gidip, geldiği Ankara’da ki bir dönüşünde sizin yada benim veya bugünkü İl Ardahan’ın kaymağını yiyen, inşaat üzerine inşaatlar yapan, kazandıklarıyla kat, mülk alan ve sanırım Hancıoğlu fırının yanındaki Mehmet amcanın otelinizde alacak gibi görünen ama bir lokantada, bir kahvede yada bir gazetede reklam değil, ‘Bu çantacıların vekil hatta İl başkan olduğu şehrin ‘bu sorunları niye var?’ diye demeçlerini, eylemlerini yazamadığımız, bu yönde yapılan toplantılara katılmayan yada benim ‘modern çeper dibi..’ dediğim sanalda bile iki kelimesini görmediğiniz Karadağ inşaatlar gibilerinin bir cenazesinde dönemin saçı uzun Halkbank Müdürü ile aralarında geçen ilginç diyalogu bilir misiniz?
Rahmetli babamın ‘Ardahan İL olmasaydı sende vali olamazdın’ dediği, bizimde kırımızı taytıyla uğraşmayıp, o da bisikletini alıp gitmeseydi, çıkacak yeni valiler kararnamesinde vali olup, olmayacağı belli olmayan kaymakamın kendisinin de beklemediği bir anda 16. valisi olduğu Ardahan’ın nasıl İL yani Vilayet olduğunu biliyor musunuz?
Ve şehirde olduğu halde cenazeye katılmayan vali bey ve 2 dönemdir türküleriyle yolları bozuk yollarından bir türlü gül açmayan Ardahan’a zaman kayıp ettiren türkücünün yine İl dışında olup, uğurlamaya gelmediği Latif Şahsural ile banka müdürü ile aralarında geçen diyalogun yani kitaplaştırmayıp, kendisiyle birlikte götürdüğü Ardahan’ın anılar hazinesinin arasında olan o güldürücü ama acı diyaloğunu yine kendisi anlatmıştı..
Evet, ‘Ardahan İl Olsun’ diye yok imkânlarla sık sık başkent Ankara’ya giden heyetle birlikte Ardahan’a dönüp, katıldığı bir cenazede saf tuttuğu esnada yanına düşen banka müdürünün oradayken, yani cenaze esnasında saf tutup, sağa sola başlar dönerken yanı başında gördüğü latif abiye, ‘Leto ne oldu o iş? Ankara’ya giderken kırdırdığın senedin ödemesi gecikti?’ diye Latif abiye orada sorduğundan haberiniz var mı?
Evet, ‘Ardahan İl olsun’ derken bankaya borçlanıp, kendisi ve özel işi için değil, Ardahan İl olsun’ da birleri de ‘çel çocuğumuza iş versin, bizde para kazandığımız vilayetimiz var’ desin diye kırdığı senetlerle Ankara’ya gidip, gelen ve Ardahan’ın İl olması ardından yine Ankara’da dönemin siyasilerini ziyaretİ esnasında okuduğu ‘teşekkür şiiri’ dönemin tek özel tv Star tv’de ‘Ardahan yıllar sonra yeniden vilayet oldu’ başlık haberi birinci haber ile izleyen rahmetli Enver Balcı amcanın ‘Ula Leto sende iyi şarkı söylüyordun..’ dediği Ardahan’ın Ziraat Odasını Latifşah Sural gibi
Biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olduğu ama yine sizin duyarsızlığı yüzünden ithalatın, ihracatın sıfır çektiği, ‘Gümrük kapıları açılsın’ ‘Ardahan’a üniversite’ ‘Ardahan’a kadar gelen tren raylarının üzerine bir durak, bir Antrepo açılsın’ ‘Ulgar yetmez Sahara, Ardahan-Ardanuç yolu da yapılsın’ denen ancak siz duyarsızların, ama kazanan taraf olanların ‘görmedim, duymadım, konuşmadım’ dediği için 1992 yılında 174 Binin üzerinde bir nüfusla vilayet olduğundan bu yana hep geriye giden ve bugünkü nüfusu 90 binlere düşen vilayet olan Letoların vilayet ettiği Ardahan’ı terk edip, sizlere bıraktığı o şehrin kahramanlarından biri idi..
Hoçvan Ömer Ağa köyünden şehir merkezine gelip, garajda açtığı bir büfe ile kalmayıp, Ardahan’ı İL yapan ATSO’nun başkanı, Ardahan’a Ziraat Odasını kazandıran ve yıllarca yaptığı başkanlığı esnasında hayata göz yuman, ‘Allah rahmet eylesin’ dediğim, kirvemden çok baba dostu, aile büyüğümüz, Ardahan’ın gerçek kanat önderi, benim babamı ve bizi üzen küçük kardeşi gibi onu üzen zabıta kardeşi olan ama her şeye rağmen sevgisini kimseden esirgemeyen benden beter Ardahan sevdalısı, Gönül ablanın sevgili eşi, Serhat Ardahanspor’u Ardahan’a hediye eden Sedat’ın babası, telefonunda oyun oynayan, cumhurbaşkanı, başbakan, bakan Valide olsa arayanları meşgule alan torunlarının dedesi Latifşah Sural..
