Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Nazif Efendi anlamasan da tarih beni hep haklı çıkarır!..

Gün boyu Ardahanlı, Kayyum İl Başkanı Gürsel Tekinli, Göleli Ankara Milletvekili Deniz Demirli, şu anki Ardahan Milletvekili Özgür Erdem İncesu’yun, ondan önceki Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, yine Göleli olan ve 3 ismi ile üç tarafa da mesaj veren Kemal Deniz Bozkurt’un, Çıldır kökenli Ensar Aytekin’in, benim, ‘Erdoğan’ın bahsettiği turplar onlar mı?’ diye yazdığım ve tekzip bile edilmeyen yorum ve haberlerime konu olan Damallı Bülent Kerimoğlu, Ağ saçlı Muharrem Keskin ve CHP’nin milletvekili yaptığı eski konsolos, şimdi ki büyükelçi ve Yenilik Partisini kuran CHP’nin Genel Başkan Yardımcılığına kadar yükselen Ardahanlı Öztürk Yılmaz ve..

Karslı İnan Akgün Alp, Barış Yarkadaş, Gürbüz ve Çetin Çapan, Naif Alibeyoğlu ve basın ve medyadakilerini de unutmayın dediğim Ardahanlı, Karslıların karışmasında etken olduğunu düşündüğüm Mutlak Butlan Genel Başkanlı CHP’de yaşananları izliyordum.

Bununla yetinmeyip, Sırrı Sakık’ın, ‘Mutlak Butlan’ misali saray tek başına gittiğine şok olduğunu düşündüğüm ve benim, ‘içine helvacıların sızdı’ dediğim, DEM’in nerede olduğunu düşündüğüm ve bir dönem kendisinin başına getirilenleri bugün CHP’ye yaşatılmasını uzaktan  izlemelerine üzülerek, günün haberlerini yazıyordum.

Ve, oradan, buradan çalıp, al/yapıştırlı veya ‘kediyi kurtarma operasyonu’ gibi ülke ve dünya gündemden uzak haberler değil, bana özel olan yazdığım onca haberlerimi yeni bir çalışmamız olan Ardahan Radyo için seslendirip, gün boyu sesli ve canlı olarak okur ve takipçilerime dinlettikten sonra bu kez günün yazısına hazırlandığım esnada facebook’un bizlerin adınıza tuttuğu arşivimiz olan ‘Anılar’ bölümüne göz attığımda, karşıma 12 yıl önce yazdığım, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı yazım ve altına o yıllarda aynı gün yazılan bir mesajı yıllar sonra görüyor, gecenin başladığı anlarda yorgun hallimle okuyordum..

Ve; ARDAFED Başkanı ilken kapısına koymadığım Nazif isimli düz Ardahanlı olarak tanıdığım takipçinin aşağıda bir kez daha yayınladığım, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı yazıma 12 yıl önce yazdığı mesajını da 12 yıl sonra görüyor, gülüyor ve cevabı, sanırım ciddiye almadığımdan olacak ki o gün değil, 12 yıl sonra gecikmeli olarak cevap veriyordum..

Çünkü, kinle, nefretle, düşmanca değil, Nazif gibi ulusalcı kafalar ‘belki anlar..’ diye barış, kardeşlik adına düşüncelerini 36 yıldır kesintisiz olarak kalemimle okuruna aktaran bir Kürt gazeteci olarak tüm zorluklara göğüs gerip, gerçekleri, olacakları, olması gerekenleri korkmadan, en önemlisi gazetecilik mesleği çerçevesinde kalıp, her gün yazmaya çalıştığımı, çabaladığmı ama ön yargılı ve faşo bakışlılarca anlaşılmadığını anlıyordum….

Ve bir dönem de, ‘Güçlü Bir Ardahan Lobisi’ parolası ile gün geçtikçe kan kayıp edip, kayıp olan ve benim bir dönem başına geçmemle şekeri bir hayli bozulanlardan olan ve ARDAFED Başkanlığım boyunca bugünlerde onun gibi ortalıkta görünmeyen federasyonun eşiğinde içeri adım atmasına izin vermediklerimden olan Nazif’in, 12 yıl önce ele aldığım, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı yazıma, ‘Bayağı komik ve gülünç bir öneri olmuş! Öneri öneridir değil mi ama? Ya tutarsa!’ diye altına şeklinde bir mesaj bıraktığı ve benim 12 yıl önce yazdığım ancak gecikmelide olsa dün dediğime bugün gelinen ama ülkeye ağır bedellere mal olsa da ben yine haklı çıkmıştım..

Ve yıllar önce yazdıklarımın hiçte, ‘komik ve gülünç’ öneriler olmadığını Nazif’ların da ‘Bu kez belki’ anlaması için 12 yıl önce ele aldığım, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı yazımı bugünkü köşe konuk edip, bir kez daha yayınlamanın en mantıklısı olduğunu düşünüyordum..

Çünkü bahse konu olan ve bugünkü yazıma, adını koyma şerefi verdiğim adıyla bahsettiğim Nazif’in, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı o yazımın altına, ‘Bayağı komik ve gülünç bir öneri olmuş! Öneri öneridir değil mi ama? Ya tutarsa!’ mesajını da okuyordum..

Ve, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı 12 yıl önceki o yazımı burada, bu köşemde bir kez daha yayınlarken, 36 yıldır bıkmadan yazdığım ve bir çoğu dediğime gelinen yazılarımdan biri olan aşağıda bir kez daha yayınladığım o yazımın bugün CHP’de yaşananlara da benzetilip, okunmasını umuyorum..

Çünkü, Demirtaş’ın olduğu gibi Özgür Özel’in dokunulmazlığının kaldırılmasına katkı sunacağı söylenen Mutlak Butlan Genel Başkan Kılıçdaroğlu’un ikiye böldüğü ve Özgür Özel’e yönelik olarak, ‘Siz gidip, Avrupa’dan yardım isteyemezsiniz’ diye saçmaladığı ‘hain Kemal, hain Özgür’ diye bağırtılan karanlık trollerin gazı ile her geçen gün kan kayıp eden CHP’de ki tahriklerinde er geç yazdıklarımla sonuçlanacağını ve kazananın bizim gibilerine inanmayan Naziflerin değil, ağır bedelli ve geçte olsa öneri ve düşüncelerimize gelenler anlayacaklardır…

Evet, işte 12 yıl önce yazdığım, yıllar önce önerdiğim ve bugün hem de bizzat MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin önderliği ile onaylanan ve birinci sürecin bozulmasına ateş taşıyan, ‘Bayağı komik ve gülünç bir öneri olmuş! Öneri öneridir değil mi ama? Ya tutarsa!’ diye o yazımın altına mesaj bırakan Nazifların dillerini yutmasına neden olan dediğime gelinen ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.., Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlıklı ve gecikmelide olsa bugün gelinen yolu anlatan 12 yıl önce 10 Haziran 2014 yılında yazdığım o yazım..

**Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..

Son günlerde yaşanan olaylarla iyiden iyiye gerilen ortamın iki önemli aktöründen olan Başbakan, yaşanan olayların Diyarbakır’da ki bayrağın indirilmesi karşısında bir hayli öfkelenirken, PKK Lideri Abdullah Öcalan başta bayrağa yönelik müdahale olmak üzere tüm tarafları sakin olmaya ve sağduyulu davranmaya davet etmiş..
Evet başbakanın İranlı misafirini karşılarken tüm dünyanın önünde, canlı yayında o sert ve tahrik edici konuşmayı yaparken, bir adada tutuklu bulunan ve aracılarla mesajlarını kamuoyuna iletmesine izin verilen Öcalan ise milletlerin simgesi olan bayraklara herkesin saygılı olmasını istemiş ve başta PKK, KCK ve diğer unsurlara olmak üzere herkese sakin olmaya ve sağduyulu davranmaya davet ediyor.
Türklerin, Kürtlerin kardeşliğinde bahsedip, yaşanan provokatörce bir küçük eylem karşısında kan kusanları iyiden iyiye gerdiği ortamı sakinleştirmek için al acele İmralı’ya giden heyetin artık aradan çekilmesi ve Öcalan’ın bir muhalefet parti lideri gibi direk muhatap alınması ve basının karşısına çıkıp, başbakan gibi mesajlarını direk vermesi gerektiğini de hatırlatan bu gelişmelerin ve de olayların daha da büyümemesi için herkesin de yalandan değil, bayraklar altına saklanıp milleti germeden sağduyulu davranması gerekir.
Bu sürecin bir birimize meydan okuyarak değil, sakin ve sağduyulu çağrılarla hareketle barışla sonuçlanacağını herkesin ama herkesin bilmesini isteyip, arzulaması gerekir.
Yani anlayacağımız tek bir şey var.
Oda; Bu barışın aracılarla değil, birinci muhatapları ile masada olmasa da canlı yayın araçlarıyla ile yapılmalı ve bunun da zamanı gelmiştir.
Yani Başbakan gibi Öcalan’da kamuoyuna direk olarak mesajlarını vermeli ve başta Kandil’i olmak üzere PKK’yı, KCK’yı, hata BDP-HDP’yi konuşturmamalı..
Çünkü başbakan da bakanları, idarecileri, askeri, polisi hatta cumhurbaşkanının konuşturmuyor ve bir çok konuda olduğu gibi bu konuda da ben tek konuşurum diyor ve öylede yapıyor..
Kısacası benim bu olayların daha da büyümemesi ve sürecin zedelenmemesi için yapacağı teklif öyle sağa sola, kıvırtmadan değil, direk yani Öcalan’ın aracısız olarak muhatap alınmasıdır diyorum..

Şimdi gelelim, ‘Nazif Efendi anlamasan da tarih beni hep haklı çıkarır!..’ dediğim Nafiz efendiye 12 yıl sonra yazdığım gecikmeli cevap mesajıma..
-Evet Nafiz efendi..
Benim 12 yıl önce ele aldığım, ‘Tahriklerin amacı süreci baltalamaktır.. Öcalan Direk Muhatap Alınmalı..’ başlığıyla yazdıklarım mı ve yoksa senin ‘Bayağı komik ve gülünç bir öneri olmuş! Öneri öneridir değil mi ama? Ya tutarsa!’ şeklinde ki ukala mesajın mı gerçekleşti hele söyle..
Ki benim 12 yıl önce yazdığım, senin ve senin gibi ulusalcı faşist kafatasçıların dalga geçercesine bu yazımın altına yazdığı kıytırıktan mesajın mı doğru çıktı sorusuna ben değil, ‘Öcalan muhatap alınmalı’ diyen senden ve senin gibilerinden daha samimi Bahçeli ve o akılla bir türlü iktidara gelemeyen sizleri karanlık sayfalarına gömen tarih verdi zaten..

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Bu metin, Kürt bir gazetecinin on iki yıl önce kaleme aldığı siyasi öngörülerinin güncel gelişmelerle nasıl doğrulandığını anlatan bir hesaplaşma yazısıdır. Yazar, geçmişte çözüm süreci için sunduğu muhataplık önerilerinin başlangıçta alay konusu olduğunu ancak bugün gelinen noktada devlet nezdinde karşılık bulduğunu vurgular. Özellikle kendisine geçmişte muhalefet eden ulusalcı kesimlere ve isimlere yönelik sert eleştiriler barındıran içerik, tarihsel haklılık iddiasını ön plana çıkarır. Metinde aynı zamanda CHP içerisindeki siyasi çekişmeler ile bölgesel aktörlerin bu süreçlerdeki rolleri kapsamlı bir şekilde analiz edilir. Gazeteci, toplumsal barışın ancak aracısız ve doğrudan iletişimle sağlanabileceği yönündeki eski tezini güncel politik figürlerin açıklamaları üzerinden yeniden savunur. Sonuç olarak kaynak, geçmişten bugüne uzanan bir siyasi tutarlılık ve öngörü vurgusuyla sona erer.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER