Onca bombalara rağmen Ardahan’ın türkülere konu olan şehir içi yol ve kaldırımları, halay çekilerek yamalanan köy ve yayla yolları kadar bozuk olmayan Gazze yollarının bizim yollardan daha düzgün olduğunu da göreceğiniz o yolda omuzlarında ki yaşananlardan bi haber sağı, solu şaşkınlıkla izleyen kız kardeşi ile ‘Babaaaa’ diye ağlayarak, birlikte kaçan bağıran o Filistinli, çocuğu siz de izlediniz mi?
Ve yıllardır güller açmayan bir türlü bölünmeyen, ama Suriye gibi bölünmüş denen Ardahan yollarından ve Posof Ulgar tünelini açmakla sorumlu olan Ulaştırma Bakanının yaptığı yollarının yağan yağmurlar ardından yaşanan bir selde çöp olup, gittiğini görmek için giydiği 44 Bin liralık ayakkabısını kıskandıran yırtık terlikleri ile ağlayan Gazzeli çocuğu siz de gördünüz mü?
Ve, ‘İnsanım’ diyenin gözyaşları ile izlediği o ağlatan görüntüyü onca sorun, sıkıntıya rağmen kaldırıp, çevreniz de yaşananları bile görmediğiniz gözleri kör, kulakları sağır, konuşmayan dilinizin olduğu başınızı gömdüğünüz sanalda sizde görüp, izlediniz mi?
Yani yani küçük kız kardeşini sırtında taşıyan ve İsrail’in Hitleri geçen yöneticilerinin vahşi saldırıları nedeniyle Gazze’nin kuzeyinden güneyine doğru yaya olarak göç etmek zorunda kalan Filistinli çocuğun kan akan gözyaşlarının ne anlama geldiğini görüp, düşündünüz mü?
Peki, ABD’ye giderken bu ülkeden ithal edilen mallara uygulanan vergileri kaldıran Erdoğan ile dünün teröristi bugünün Cumhurbaşkanı olan Colani’nin de gittiği ve bol nutukların atılacağı, asıl derdin başta Filistin’de, Kore’de, Angola’da, Venezuela’da cumhurbaşkanının karısını da yardımcısı ettiği Azerbaycan gibi kardeş denen ama Kıbrıs’ın kuzeyini değil, güneyini tanıyan Kazakistan, Türkmenistan’da kısacası diktatörlerin yönetimlerinin altında inim, inip inleyen Asya’da, Afrika’da yani kan ağlayan dünyada yaşananlar değil, birilerinin kendi koltuklarını koruma, kollatma adına ABD Başkanı ile kan kırmızı kararlar alınan oval ofisi ile ünlü Beyaz Saray’da neler konuşulacağından ve ne karşılığından neyin verileceğini hiç hesapladınız mı?
Bilmem ama kan kırmızısı kararların çıktığı, Clinton döneminde DNA testi yapılan, Obama sürecinde beyzbol sopası sallanılan, şu anki Tump’un 1. döneminde ‘Akılı ol..’ diye mektup yazılan ve sonrasında xtwitle mesajlar atılan oval ofisli Beyaz Saray’ın olduğu ülkede ki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu öncesinde ve toplantı sürerken o çocuğun babası ve ailesinin ve 65 bin insanın gözler önün de okyanus ötesi ve batı destekli teknoloji ile art arda patlayan bomba dolu füzelerle öldürüldüğü, yirmi katının ‘Ya sev, yada terk et veya bana esir ol’ adı altında her an ölümle tehdit edildiği bölgede insanlık katledilmeye devam ettiğini biliyor musunuz?
Ve 10 ülkenin daha Filistin devletini tanıma kararı aldığını ve bugüne kadar aynı BM üyesi 193 ülkeden 147’sinin Filistin’i tanıdığını ama kan revanın hiç durmadığı, işgalin, sürgünün devam ede ede minnacık kalan ve yerini 70, 80 yıl öncesi hiç olmayan İsrail’e bırakan Filistin Devleti’ni 10 ülkenin daha tanıdığını açıklamasıyla birlikte, Filistin Devleti’ni tanıyan ülke sayısı 157’ye çıktığını müjdeleyen haberleri okuyup, izlediniz mi?



