Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

casino siteleri deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler deneme bonusu veren siteler 2025 deneme bonusu veren siteler editorbet giriş

Fakir Yılmaz

Kral Öldü, Çok Yaşa Kral! Duy beni Kraliçe..

Reklam ve desteklerinizle 6 yıldır kesintisiz olarak uydu üzerinde yayın yapan ulusla tv TEMPO TV’de canlı olarak yayınlanan ‘Gazetecilerle Gündem’ adlı programıma canlı olarak bağlanıp, başında olduğu takımın, maddi sorunu başta olmak üzere sorunlarını anlatacağını belirten ama aradığımızda ithalat, ihracatın değil, gezmeye, stres atılma gidiyor’ denen Gürcistan’ın Batum’unda olduğu belirtip, adeta keyfimi bozmayın dercesine telefonla da olsa yayına katılmayan Ağrılı, alıp ustası Serhat Ardahanspor’un Ağrılı Başkanının bu davranışı bana iki hikaye anımsattı. Yaşanması muhtemel bir olay veya durumu kurgusal bir düzlemde bizlere aktaran anlatım olan hikayeleri bana anımsatan bu durum karşısında sakin olup, memlekete zarar vermeme adına futbol sezonunun tamamlanmasını bekleyerek, dişimi sıkarken aynı anda yani aynı programım esnasında Batum’da olduğunu belirtip, yayına katılamayacağını belirten Ağrılı Başkan gibi memleketin iki başlı kadın futbol kulübünün başkanı olduğunu belirten kadın başkanından da gol yiyip, yayına bağlayamıyorduk.

‘Neyse’ dedim ya ‘memleketin hatırı adına’ bu ve bunları sezon sonrası anlatacaklarıma bırakıp, acıdığım kendi halimi de anlatan iki eşekli krallı bir de burada ben hikayeleri anlatıp, beni anlamayan Ardahanlılar değil de, bir yandan AB uyum yasalarına, AHİM kararlarına, demokrasi, İnsan Hakları dolaysıyla mevcut iktidarı eleştiren diğer yandan da yanına aldığı 400 iş insanı ile Türkiye’ye gelip, borsaya moral veren Belçika kraliçesi memleketin içinde olduğu halli belki o anlar diyorum..

Evet, hikaye ya..

Köyün yaşlı semercisi Bekir Usta ölmüştü.

Tüm eşekler köy meydanında toplandılar, tepinmeye, oynamaya başladılar.

Yaşlı, hasta bir eşek duvar dibinde düşünüyordu.

Ona geldiler:

— Haberin yok herhalde, semercimiz öldü, dediler.

— Ne olmuş öldüyse?

— Artık sırtımız yara bere olmayacak, özgür olacağız!

— Nasıl bir özgürlükmüş bu?

— Semerci olmayınca artık sırtımıza semer yapılmayacak, kırda bayırda istediğimiz gibi dolaşacağız…

Yaşlı eşek gülmüş benden geçti ama üzülür ve şaşarım aklınıza, demiş. Bugün sevinçle tepineceğinize, aslında yas tutmalısınız. Bekir Usta iyi kötü sırtımızın ölçüsünü biliyor, bizi rahatsız etmeyecek semerler yapmaya çalışıyordu.

Yarın bir acemi semerci getirirler, sırtınız yaradan kurtulmaz. İyisi mi, siz semerciden değil, eşeklikten kurtulmanın yolunu arayın.

Siz eşek kaldıkça, sırtınıza bir semer yapan bulunur. Evet bu 1. eşek hikayesi halimiz.. Gelelim, ‘Kral Öldü, Çok Yaşa Kral! denen o ünlü söz ve söyleme konu olan hikayeye..

‘İspanya’da Kral Juan Carlos’un tahttan çekilmesinin ardından Prens Felipe taç giydi. Mecliste yemin eden 6. Felipe İspanya’nın yeni kralı oldu. Tarihi tören kuşak giyme merasimi ile başladı. Tahtı bırakan eski Kral Juan Carlos ‘fahin’ diye bilinen askeri mareşal kuşağını kendi elleriyle oğlu Felipe’ye taktı.

Bu törenin ardından mecliste yemin merasimi yapıldı. Mecliste yemin eden 6. Felipe, resmi olarak İspanya’nın yeni kralı oldu. Tören, “Çok yaşa kral, çok yaşa İspanya” sloganları ve alkış…’

Bu haberi ve hala yönetimlerde olmasalar da bir çok ülkede simge konumunda olan Kral ve Kraliçelikleri bana inceleten Kral, Kraliçe veya Padişahlara yada Başkan yetmez Reislere yalakaları oldu.

Gerçi kralla olmazsa da padişahlıkla yönetilen bir toplumun fertlerinin her yeni padişaha, ‘Çok yaşa padişahım’ dediğini bilen biri olarak bu yönde yaşananları da araştırırken bugünkü yazıma konu olan durumu en iyi şekilde anlatan meseleleri de araştırmaya başladım.

Ve en iyi mesele aşağıda ki anlatılanın olduğunu fark edip, kopyaladım.. İşte bugünkü yazımı daha iyi anlatması için yaptığım araştırmada dikkatimi çeken ilk önemli mesele olan ve yukarıda orijinal halini anlattığım o hikâyeyi buradan da kısada verip, eşekliğimize, pardon devam edelim diyorum..

‘Bir köyde eşekler Semerci’den çok şikayetçilermiş, yaptığı semerlerden sırtları yara oluyormuş. Sonra eşekler toplanıp “Semerci ölse de kurtulsak” diyerek dua etmişler.

Bir gün Semerci ölmüş, yerine yeni bir semerci gelmiş, ancak; onun yaptığı semerlerden de sırtları yara olmuş. Tekrar bir araya gelen eşekler “Semerci ölse de kurtulsak” diye dualarını yenilemişler. Gel zaman git zaman bu Semercide ölmüş. Yeni Semerci gelmiş, eşeklerin sırtları yine yara oluyormuş. Eşekler dua etmek için toplandıklarında içlerinden biri çıkmış:

Arkadaşlar! Bu Semerci de ölünce başka bir semerci gelecek, en iyisi biz dua edelim Allah bizi eşeklikten kurtarsın.’ Yani her ölen Kral’ın arkasında demediğini bırakmayan ama her gelen yeni Kral’a, Padişaha ‘Çok yaşa’ diyen bir toplumun dalkavuklarının yeniden sahnede olup, poz verdiklerini görür, bu durumu görmezden gelen yen Kral ve Padişahların yarında onlar öldüğünde aynı durum karşısında kalacak olanlardır.

Ama bu durumu yani görüneni görmezden gelip, dalkavuklar ile poz veren yeni Kral ve Padişahlarında işine gelen bu eşekliğin bitmediğini de bilmek gerek.

Çünkü eşekler oldukça iktidarları devam ettiğini bilen eski Kral ve Padişahlar gibi yenileri de bozuntuya vermeden hizmet yapmaları için kendilerini oraya taşıyanları kısa sürede unutup, dün eski Kral ve Padişahların dalkavukları olanları yanlarına alıp bolca poz vermeyi daha kolay iş sayarlar.

İşte ‘kızım sana dedim, gelinip sen anla misali’ bugün benim gibi tüm Ardahanlının yaşadıklarımı üstü kapalı olarak az çok anlatmaya çalışırken, bu kral, kraliçe, padişah, başkan yetmezse reislere dalkavukluk yapanların bugünkü moda adının da değiştiğini ve sanal kahraman ve beleş avukatlar, emekliler öz savunma orduları olduğunu da buraya not edip, bir iki önceki yazılarımda kuyruklarının bir hayli acıttığım onlar bir daha ki yazıma kalsın diyerek nokta koyalım.

Evet.. Bu ve diğer buna benzer onca yazımı okuyan sizi bilmem ama Yapay Zekânın bu yazıma yorumu da aynen şöyle..

Bu kaynak, Ardahan bölgesindeki güncel siyasi, ekonomik ve sosyal gelişmeleri ele alan kapsamlı bir yerel haber derlemesidir. Metinde, Fetö soruşturmaları kapsamında el konulan mülklerin iadesine dair hukuki kararlar, kentin genç nüfus kaybı ve artan ekmek fiyatları gibi temel sorunlar ön plana çıkarılmaktadır. Ayrıca, yerel yöneticilerin tasarrufları, belediye borçları ve siyasetteki oy değişimlerini gösteren anket sonuçları sert bir dille eleştirilmektedir. Şeytan Kalesi üzerindeki cam terasın zarar görmesiyle başlayan tartışmalar ve bölgedeki turizm yatırımlarının yetersizliği de geniş yer tutmaktadır. Son olarak yazar, sembolik hikayeler aracılığıyla yerel yönetim anlayışını ve toplumsal tutumları sorgulayan eleştirel bir perspektif sunmaktadır.

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER