Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan yürek büken olaylılarının gölgesinde kutlanan bu yıl ki 23 Nisan Resepsiyonuna bakmadan önce onca haber ve yorumumuz ardından bula bulduğu bir yol ile bulunduğu binanın bir başka yerini delip yeni bir giriş kapısı açan Ardahan İl Milli Eğitim Müdürlüğünün de aralarında olduğu ülkede ki eğitimden sorumlu bakanın hiç bir şey olmamışçasına ‘Önlemler aldı, alıyoruz’ deyip, Bolu’da ki otelde yanan çocuk ve büyüklerden sorumlu bakan gibi istifa etmemesi idi..
Gerçi bu bakanında aralarında olduğu bakanların gittikleri Kahramanmaraş’ta ki cenaze töreninde babası KHK’lı olduğu gerekçesiyle cenazesine katılmadıkları o çocuğun hemşerileri ile selfiye çekmesi de ayrı bir dert idi..
Evet, 5 çocuk babası, 7 torun dedesi bir gazeteci olarak mamelektim Ardahan’ın yeniden vatan toraklarına katılmasının günü olan 23 Şubat ile karıştırmamak için mücadele ettiğim yeni bir 23 Nisan yazısı için hazırlanırken sanalda yapılan paylaşımlar dikkatimi çekiyor.
Ve dönüp, O; ‘yeniden başlatıldı’ denen ama bir adım ileri gitmeyen hatta tıkandığı, tıkanıldığı iler sürülen ve adına ‘İç Kalelerin surlarını güçlendirme..’ denen sürece bakmak isterken bu kez kale, kule, kilise kenti diye adında bir de kitap çıkarılan memleketim Ardahan’da turizm haftası etkinlikleri ile ilgili paylaşımları da görüp, kent ve köylerde ki gibi yolları olmayan, surları her geçen yıl biraz daha yıkılan Çıldır Kurtkala, İblis yani Şeytan Kalası gibi onca kale, kulenin yanında içinde kıl çadırı yapılacak denen Ardahan kalesini gözüm önüne geliyor.
Tam bunları bugünkü yorumum da değerlendireyim derken bu kez kongre gününü duyurmayan, seçimi kaçırmakla suçlanan Ardahan Ticaret ve Sanayi Odasından bir mesaj geliyor..
Ve, Ardahan ile kardaş denen ama Kuzey Kıbrıs’ı tanımayan, kardaşına bedava, neft vermediği gibi Posof’an başlayıp, Damalı, Çıldır’ı ve köylerimizi ısıtmadan topraklarımızda geçen borularla direk İsrail’e gaz veren ‘Azerbaycan ile iş birliği adlı bir toplantı yapılacak’ diye gelen o mesaj bir türlü o kullanmadığımız ama ücreti faturamıza yansıtılan SMS yolu ile telefonuma geliyor..
Ve bu fotoğraf, mesajlardan hemen sonra bu kez, bünyesinde bulunan İl Özel idarede Keresete ve Rüşvet iddiaları ile devan eden soruşturmalardan, köy yolları gibi şehir içi yollardan sorulu olan belediyelerden, iki kişiyi öldürüp, nasılsa yurt dışına kaçtığı söylenen katil zanlısından, koyun sürücünün üzerinden basma ezdiği, dere yatağından akan pis suyun bağlandığı söylenen şehrin içme su kaynağı olan Gunzut suyundan ve dili olmayan yabani bir hayvanı öldüren kazadan ve başta bizden olmak üzere onca gazetecinin öne sürdüğü olumsuzluklardan bi habermiş gibi bir açıklama yapma gereği duymayan Ardahan Valiliğinden bir mesaj alıyorum..
Ve göreve başlayalı aylar olmasına karşın biz gazetecilerle ile bir araya gelmeyen ve bir basın toplantısı yapmayan valinin, 9 yılda 252 metre tünel kazınan Ulgar dağının ardından ki Posof’ta düzenlenecek olan bir etkinlikte bineceği bisikletleri gazetecilerinde gelip, izlemesini ve biliyorlarsa onlarında bisiklet sürmelerinin davetini geldiğini duyuran o mesajı okurken şu bizim türkücünün kırık bisikletle binip, ‘yaptım’ dediği ve üzerinden şow yaptığı bisiklet yoluna ne oldu diye düşünüyordum..
Bilmem ama bir sevdiğimin biriktirdiği sarı altınlarının bile çektiği acısını dindirecek tedaviye yetmediği ve bu nedenler sarı bölgeye alındığı hastanede gelecek haberin düşüncesi ile darmadağın olan ve ne yazdığımı nasıl sonuçlanacağını bilmediğim düşüncelerimi toparlamaya çalışırken yeni bir haber alıp, bu kez ben birine diğer bir dostuma mesaj atıp, ‘BU ne demek, ne anlama geliyor abi?’ diye bir bilen diye ona soruyorum..
Çünkü, ‘Yurt dışında altın ve parası olanlar dikkat! Cumhurbaşkanı Erdoğan müjdeyi verdi..’ başlıklı havuz medya damgalı başlıklı haberi görüp, ‘Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomide alınan yeni kararları açıkladı. Erdoğan, “Vatandaşlarımızın ve şirketlerimizin yurt dışında bulunan para, altın ve menkul kıymetlerin belirli bir süre içinde düşük bir vergiyle Türkiye’ye getirilmesine imkân sağlıyoruz. Yurt dışında yaşayan ve son 3 yılda ülkemizde vergi mükellefi olmayan kişiler gelirse 20 yıl boyunca yurt dışı kaynaklı gelir ve kazançları için Türkiye’de vergi almayacağız.” demesinin ne anlama geldiğini adım gibi fakir olan cebim anlamıyordu…
Bende anladıklarıma dönüp, o fotoğraflara işim olan gazeteci gözü, izlenimi, düşüncesi ve de yorumuyla bir daha bakarak, yorumuma nokta koymanın vaktinin geldiğini anlıyordum..
Ve bunun ne anlama geldiğini anladığımı, anladıklarımı anladığım anlamanız için ne oldu şu meclis raporu adından unutulan süreç gibi Demirtaşları hapiste unutan, kendisi gibi iktidara muhalefete edilenlerin, CHP’nin yaşadığı baskılara karşı ‘hıng, mıng’ deyip geçiştiren, köylülerden oluşan Ardahan İl Örgütünün geride kalan Newroz’da bir tezek bulu yakıp bahar bayramını kutlayamayan ve Diyarbakır’dan sonra İstanbul’da düzenlenen toplantılarla karşısına yeni bir oluşumun çıkmaya hazırlandığı görülen, Öcalan’ın da benden beter politika üretememekle eleştirip, bir kez daha fırça attığı DEM’liler, Askerler Reissin karşında hazırolda duran fotoğraflarına bir kez daha bakıyordum..
Bununla yetinmeyip, bu kez Ardahan TUGVA’nın, SERKA’dan mı TEDEKA’dan mı tam öğrenemediğim sağladığı milyonluk proje ile düzenlediği etkinliğe renk ve güvence veren son başbakan, ağ saçlı pardon sakalı olmamasına karşın adına Aksakallar Konseyi Başkanı denen son başbakan Binali Yıldırım’la birlikte, bana ‘seni arayacağım’ dediği ama Kalp Anjiyo gibi sanırım unuttuğu Ardahan’dan Ankara’ya dönen motoru olmamakla tartışılan uçağımıza adından verilen milletvekilimiz Kaan Koç başta olmak üzere bir çok kişin olduğu o konuşan fotoğraf karelerinde olanların halinde anlaşılan tek şey ‘Herkes Reisin karşında hazırlıda’ başlığını hak ettiğini idi..
Çünkü 23 Şubat, pardon 23 Nisan resepsiyonda ki fotoğraflar aynen şöyle bağırıyor gibiydi..
Büyüksün sen Reis..
