Bir yandan, ‘Reklam ve gönüllü sponsorluğunuza yerelden ulusal gazetecilik’ diyerek sahre, sanal, yapay, al/yapıştır değil, tamamen doğal, organik büyük emek verdiğimiz öz kaynağımızla yerel haberlerimizi yazı, haber sitelerimiz ve gazetelerimizde yayınlarken diğer yandan Ulusal tv TEMPO TV’de 6 yıldan fazladır kesintisi canlı olarak yayınladığımız GAZETECİLERLE GÜNDEM adlı programımıza hazırlanırken diğer bir yandan da kız kardeşim, Arayış’ın incirlerinin hala gelmediği Aydın’dan sonra 12 Eylül cuntacılarının rahmetli babamı sürgüne gönderdiği, benim çocukken çıkmaya çalıştığım kalesine çıkmaya çalışırken düşüp, az daha uçuruma yuvarlandığım Afyon’un topuklusunun da AK Parti’ye topuklamaya hazırlandığı ülke ve İranlı dünya gündemi kaçırmama adına ‘son dakika’ haberlerini, sanalı takip ederken binlerce takipçimin olduğu ama Saffet gibi milleti arayıp, ‘Özlediğim beni niye beğenmiyorsun?’ demediğim sanal sayfamda önüme bir paylaşım düşüyordu.
Bu paylaşıma dönüp, baktığımda, biri demiryolu olmak üzere 3 gümrük kapısı olmasına rağmen ithalat ihracatın olmadığı bir kentin, Ardahan’ın sınırları içinde geçen ama üzerinden gelip, geçen trenlerin durmadığı çağın ‘Çağın ipek yolu’ olarak adlandırılan KTB demiryolunun bu Saffet vekilken güzergâhının değiştiğini, Çıldır gölünün batı yakasına değil, Ermenistan’a sınır doğu yakasına, Ardahan’a bir hayli uzağa götürülen ve aynı Saffetin ‘Olsun siz beni seçmeye deva edin bende bu kez kesin bakan olacağım ve kılçık yol ile treni Ardahan’a getireceğim’ oncası gibi vaadini hatırlıyordum.
Ve Orta Asya’dan, Çin’den kalkıp, eriyen karların coşturduğu sellerin slip, süpürdüğü Ağbun dolu derelerin aktığı Çıldır Gölünün yanı başında geçip, oradan da önce Gürcistan’a sonra gazını İsrail’e veren Azerbaycan’a oradan da Kuzeyi değil, Güney Kıbrıs’ı tanıyan kardaş Turki ülkelerin olduğu Kafkaslara uzanan Kars-Tiflis-Bakü Demiryolunun raylarının sınırlarının için de geçtiği, üzerinden her gün gelip, geçen trenlerin duracağı bir durağı olmayan, yük indirip, bindirecekleri Yukarıcambaz Antreposu halen kurulamayan, 75 plakalı bir Tır’ı bile olmayan, bu kenti kurtaracağını iddia eden ve ‘Ardahan’a kılçık yol getireceğim’ deyip, bir değil, 3 kez yani 15 yıl boyunca milletvekili olan birinin yani memleket sevdalısı (!) Saffet Kaya’nın, kendisi gibi eski ve emeklilerle birlikte verdiği pozlara bir yenisi ekleyip, bu kez Ardahan’ın adını gölgeleyen, kaz ve sazcı derneklerden olan KAI’lerden birinin başkent Ankara’da yeni bir saz, kaz etkinliğinin kurdelesini kestiğini görüyorum.
Hem de, 3 gümrük kapısı olan, Saffet Kaya, Ensar Öğüt, Orhan Atalay’ın yani bu eski 3 milletvekilinin her seçim öncesi, ‘Vallahi bu kez memleketi kurtaracağız, hatta ‘bu kez kesin bakan olacağım’ beni, bizi bir daha seçin’ diyerek 3 kez yani 33 yıllık İL, Ardahan’ın tarihinde 15 yıl boyunca art arda seçildiklerini hatırlıyorum..
Hem de her yıl biraz daha geri giden Ardahan’ın markalaşmayan balını da bana hatırlatan BAL, Bölgesel Amatör Lig temsilcisi futbol takımının tarihinde ilk kez çok önemli bir fırsat yakalayıp, 3. Ligin kapısın eşiğine ayak basmış, verilecek maddi imkan ile yapacağı 4 Play-Off maçına hazırlanırken Ardahanlı değil, Ağrılı başkanının da istifa etmesi üzerine kayyum atanması istenen kentin takımı ortada da kaldığını duyurduğumuz haberi yazıp, ‘son dakika’ logosu ile paylaştığımız bir anda..
Ve gördüğüm bu paylaşım üzerine elimde ki işi bir kenara bırakıyor, haber bekleyen ve 33 yıl önce 174 binin üzerinde bir nüfusla yeniden vilayet olan memleketi kurtaracaklarını iddia edip, o günden bugüne kadar milletvekili olan bu üç isimin şu an Ardahan Belediye Başkanı da olan eski milletvekili türkücü başkan ile birlikte bir kaç gün önce yine Ankara’da katıldıkları bir kahvaltıda halen bir federasyonları olmayan Posof’un Anakara Yeni Mahalle Derneğinin başlattığı ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüneli Artık Açılsın’ imza kampanyasına imza attıklarını da hatırlıyorum.
Ve 50 yıldır açılmayan, son olarak şu anki genç milletvekli özgür Erdem İncesu’yun önergesine verilen cevapta bizzat Ulaştırma Bakanlığı tarafından yok sayılan Ardahan-Ardanuç yolu, Ardahan-Artvin Sahara tüneli gibi Posof Ulgar tünelinin açılamamasından kısacası sağlıkta, sanayide, eğitimde, sosyal hatta beklediğini alamayınca ben dahil her yıl bin ila bin 500 kişinin göç edip, bugün nüfus 90 binlere kadar düşen bu kentin sorunlarını çözme adına milletvekili oldukları yılları unutup, ‘Şehrin kayıp yılları’ diye adlandırılan yani Ardahan vilayet olsun diye mücadele edilirken adları, sanları, kendileri hatta 7 sülaleleri ortada olmayan bunların hep milletvekili olduğu ve ‘Bizi yine seçin ‘ diye sanalda çırpındıkları ama goy goy yapmaktan öteye gidemediklerini de anımsıyor, ‘Haydi oradan Saffet sen vekil iken biri peynircilikten şu an Kars’ın marka köyü olan ve Grevver başta olmak üzere kaş arıcılığı, peynirciliği bölgeye miras bırakan Malakanların bir zamanlar yaşadığı ve benim köyüm adını da taşıyan Zavot yani Boğatepe Köyünün de aralarında olduğu Ardahan’ın 10 köyü Karslılar tarafından çalınmadı mı? Yetmedi mi memleketi yıllarca kandırdığınız?’ diye yazmayı düşünüp, kendisine okkalı bir selam göndermek için o sahte sevda kokan sanal paylaşımın altına, ‘Memleket, gibi takım ortada kalırken sen şowa devam et ’emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet..’ şeklinde bir hayli nazik bir mesajımı yazıyordum..
Ve hala Ardahan’da bir evi olmayan ama bugün, yarın patlatacağım haberime konu olacağını tahmin ettiğim Halilefendi Kayabaşı’nda ki arsaları büyük ve nakit paralarla aldığı ileri sürülen ‘arsa toplayan’ biri gibi Ardahanlının malı olan ama önce özelleştirme sonra sermeye arttırma adı altında ele yada bele yollardan alınıp, ahıra çevrilen ülkenin ilk et entegre tesislerinden olan Ardahan-Et’i ailesine alan Saffet Kaya’ya ‘Memleket, gibi futbol takımı 3 ligin kapısının eşiğinde kalırken, sen şowa devam et ’emekli ve eskiler derneği başkanı Saffet.. ‘ der demez bizim türkücünün trolleri gibi olmazsa da Saffetin bir hayli saygılı ve nazik olduğunu gördüğü trollerinden birinin benden beter yazım zor bela düzeltmeye alıştığım hataları ile hemen bana cevap verdiğini görüyordum.
Ve o bana yönelik cevap aynen şöyle idi.. ‘Fakir bey Allah aşkına yapmayın böyle bi insana bu adamın beresi şov yapmak sayın vekilimiz Saffet Kaya Ardahan’a ömrünü atamış bi vekildir halen daha da Ardahan için ne yapabilirim. Derdinde bakın sayın Saffet Kaya’nın o kadar seveni var ki sizde taktir edin ki tek bi millet vekili varsa devletten maaş almayan veya da aldı diyelim almış bile olsa bunu kendi memleketine suyuna köprüsüne en önemlisi de kaç tane kardeşimize burs verip, okutmak her babayiğidin harcı değildir.
Aslında bunları sizde biliyorsunuzdur sayın Fakir bey. Bakın bir kere sayın vekilimizi ziyaret edenlerin haddi hesabı yok Eğer ki bir şey yapmamışsa hizmet etmemişse iyi izlenimler bırakmamışsa hiç kimse kapısını açar mı? Gelin, bizler biriz milliyetçi olalım siz okumuş gün görmüş her şeyden haberi olan birisinizdir sayın vekilim iyi bir insan ve memleketine hizmet etmiş bir kişidir hoşça kalın. Saygılarımla..” diyen Yaşar Akdağ isimli Saffet Kaya sevdalısına bu ke aşağıda ki cevabı yazıp, yeniden işime dönerken, onunda sanki beni haklı görüp, sustuğunu ve ‘Evet ya hiç bu yönde bakmamıştım diye düşündüğünü düşünüp, bana geri dönüp, cevap vermediğini görüyordum.
Çünkü bu kez de ‘SAFFETİN AVUKATI BEY EFENDİ!.. BU HABERE BAK, VE KİM HAKLI SEN KARAR VER.. AMA ADALETÇE.. *BU BİR SKANDALDIR! 50 YILDIR ULGAR’I AÇTIRAMAYAN ARDAHAN’IN ESKİ VEKİLLERİ ‘Kazı hızlansın, Ulgar Tüneli Artık Açılsın’ İmza Kampanyasına Katılmışlar! https://kuzeyanadolugazetesi.com/bu-bir-skandaldir-50-yildir-ulgari-actiramayan-ardahanin-eski-vekilleri-kazi-hizlansin-ulgar-tuneli-artik-acilsin-imza-kampanyasina-katilmislar/’ mesajını o sonrada yazıp, bitirip, paylaştığım haberimin yukarıda ki linkiyle birlikte kendisine atıyordum..
Ve bununla yetinmeyip, daha önce de bu yönde bir tartışmada bana cevap veren Sarzezpli biri, 72 yaşında olduğunu söyleyen emekli Muharrem Kalaycı’ya ve benim yorum ve haberlerime ‘yalan’ diyen Saffetin ANAP’lı siyaseti esnasında kullandığı kariyer sayesinde şu bir türlü bitmeyen İstanbul metrolarının seramik işini alıp, işi götüren pardon Serhat Ardahanspor’a bir kuruş destek verdiğine şahit olmadığım, Ardahanlı değil, Aprılının takımına sahip çıktığını kulak ardı eden iş adamlarımızdan olan yeğeni Oktay Kaya’ya da ‘cevap’ olarakta kabul görmesi umuduyla, Yaşar Akdağ isimli o vatandaşa, verdiğim aşağıda ki cevabı veriyor ve ‘Goy goy zamanı değil, Memleket haber bekliyor..’ diyerek yeniden işime dönüyordum..
Ha bu arada unutmadan Ardahan’da Akdağ soy isimli kimsenin çokta olmadığını da düşünüp, neyse diyordum.. Yani, Saffetin avukatlığını yaparcasına bana bu cevabı veren Akdağ’ın, 50 yıldır Ardahan’a gelmemiş olduğunu öğrendiğim Sarzepli emekli Kalaycı gibi sülale, sülale çok iyi tanıdığımı düşündüğüm Ardahanlı olmayabileceğini de not ediyordum.
Neyse, yine bir hayli uzayan bugünkü yazıma konu olan nazik Saffet sevdalısı Akdağ’a verdiğim cevabı yazmaya başlarken futbol takımının maddi, manevi imkânsızlıktan kıvrandığı, Ardahanlı değil, Ağrılı birinin sahiplendiği futbol takımının bir türlü 3. lige çıkamadığı, 3 gümrük kapısı olmasına kaşın ithalatta, ihracata sıfır çektiği, 3 beldesinden ikisinin kapandığı, tüneli açılmayan Posof’un köyleri başta olmak üzere 226 köyü yaşlılara kaldığı memleketin sevdalılarına (!) dönecek olursak bunların, ‘acaba bizi yine aday eder mi, onun ismi ve omuzları üzerinden bir kez daha beleşten milletvekili olumuyum?’ diye fırsat kolladıkları AK Parti Genel Başkanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘Üç yapın dediği ama bizim şu bir gümrük müdürlüğü ve konsolosluğu olmayan 3 gümrük kapılarımız misali, 3 değil, bir çocuğun bile olmadığı Ardahan’ın neden bugün bu halde olduğunu özetleyen bugünkü yazımı da bir hayli uzatan o hiçte kısa olmayan cevabım şöyle;
‘Tamam abi senin dediğin gibi olsun ama bana sorarsan 1992 yılında 174 bin nüfusla vilayet olan ve yapılacak yatırımlarla nüfusu artacak, gelişecek derken denelerin bugüne dek gerçekleşmediği için o nüfus bugün 90 binleler kadar düşümmüşse bunun en büyük vebalının en ağırı Atalay, Öğüt gibi kesintisiz 15 yıl hem de İsmet Atalay ve Ensar Öğüt gibi muhalefette değil, saçlarını sarıya boyayıp, Erdoğan ile birlikte resim verip, ortada kayıp olan Çillerli DYP’nin barajın altında kalmasıyla köyde uyurken vekil olduğunu yatakta öğrenen Kenan Altun gibi iktidar partilerinde vekillik yapan ve çocuklarını Ardahanlının tanımadığı, bir dönem milletvekili, iki dönemdir de belediye başkanı olan şu anki türkücü belediye başkanı gibi Ardahan’da hala bir evi olmayan ma Şavşat’ta villası olan Saffet’in, adı sanı unutulan İsmet Atalay’ın, Muharrem Kalaycı’nın köylüsü, Sarzepli Kenan Altun’un çöp toplayamayan, bozuk yolları onaramayan Ağustos böceği misali 2 dönemdir çaldığı sazı ile bir kez daha milletvekili olma umuduyla çalan türkücü başkanın, her gelene ‘Cane’ diyen Teoman Güngör’ün, dünyanın ilk ve tarihi HES barajını müze edeceğine balta, kazma ile söküp, bugünkü türkücü gibi onca belediyenin eskileri ile hurdacıya satan Mikail Kayatürk’ün boynunadır..
Ve onu saf saf memleket sevdalısı sanıp, ‘Saffet af et’ diyenlerindir diyorum ve bu iddiamın altına bir kez daha imza atıyorum.. Çünkü Ardahan-Et’i kendi ailesine almaktan başka ne yaptı dediğim bu mamelekti kandıranların başında af et ama Saffet gelmektedir.. Sen Ardahan’ı 50 yıldır göremeyen sen değil, o gelsin her alanda açık meydanda kendisiyle tartışırım.. O yaptıklarını saysın bende yapmadıklarını ve yalanlarını sayayım.. Ha bu arada benimde vebalim var..
Çünkü yeni İL olan Ardahan’ın Kars’tan kurtulma heyecanı ile kendisini Ardahan getirenlerin, akı verenlerin, yönlendirenlerin hatta oy verenlerin arasında bende vardım.. Erdoğan’ın dediği gibi bugün Cumadır Allah beni af etsin.. Ardahan’dan da özür diliyorum..