Son yerel seçimlerde yereldeki iktidarını muhalefete kaptırıp, ikinci parti durumuna düşen Adalet ve Kalkınma Partisi, il, ilçe ve beldelerdeki kongre hazırlıklarına başladı. Milyonlarca üyesi bulunan AK Parti’nin kongrelerinde önce ön teamül, sonra genel merkez değerlendirmesi ve öne çıkan birkaç isim arasında olanları Genel Başkan ve Cumhurbaşkanı’na sundukları ve bunun sonucunda il, ilçe ve belde başkanlarının belirlendiğini hepimiz biliyoruz.

Aynı durum, milletvekili adaylarını belirlemede, kadın kolları ve gençlik kollarında da geçerli olduğunu bilen bir gazeteci olarak, Reis’e sunulan son isimlerin yerelin kaybedilmesinde oynadığı rolü göz ardı etmemek gerekir. Çünkü üyelerinin oy kullandığı ‘teamülde sandığı’ denen ama açılmayan, alınıp Ankara’ya, genel merkeze götürülen oyların üye ve teşkilatlarının gözü önünde sayılmaması dolayısıyla ‘yerelde kim olursa parti başarılı olur’ düşüncesi, genelde sandıkta olanın değil, genel merkezdeki birkaç ismin yönlendirmesiyle belli olduğu da bilinen bir gerçektir.
İşte burada en büyük hatanın bu olduğu ve bunun her seçimde oy kaybı yaşattığı gibi son seçimde de dibe vurmuş, ülke genelinde iktidar olan partiyi yerelde muhalefet ettirmiştir. Bunun en bariz örneklerinden biri benim memleketim Ardahan’da ve hemşerilerimin yoğun yaşadığı İstanbul’un en büyük ilçesi, metropolün içinde metropol olarak adlandırılan Esenyurt’ta yaşanmıştır. Sancaktepe’de siyaset yapan birinin getirilip Esenyurt’ta aday gösterilmesi, İBB’yi de kazanan Esenyurt’u kaybettirdiği gibi memleketi Ardahan’da mevcut CHP’li başkana birinci seçimde yenilmiş olan ve aday olmadığı halde ikinci kez aynı isimle yarıştırılmasıdır bu hataların başını çeken.

Ve en önemlisi, Reis’in ‘aşkım’ dediği İstanbul’un tamamen kaybedilmesine vesile olan bu yanlışları yapanlar, yaptıranlar, sanki iyi bir şey yapmışlar gibi bir de milletvekili adayı edilip seçilmeleriyle ödüllendirilmişlerdir. Bu yetmezmiş gibi, bir önceki seçimde Esenyurt’u CHP’ye teslim eden Azmi Ekinci, önce kendisinin seçim kaybettiği yerel sorumlulardan sorumlu genel başkan ve birkaç diğer görevin verilmesiyle ödüllendirilmiştir.
Peki ya Sancaktepe’yi CHP’ye kaptıran Şeyma Düğcü’den önce bu ilçede belediye başkanlığı yapan, sonra Ataşehir’de aday olan ama kazanamayan İsmail Erdem’in milletvekili edilmesi ve TFF başta olmak üzere birçok kurumda görev verilmesi gibi örnekleri çoğaltabiliriz.
Tabii ki bunlar benim bildiklerim, ya bilmediklerim?
Siz de çevrenizdeki AK Parti’ye kan kaybettirenlere bir bakın. Evet, bunun diğer en açık örneği de il başkanı olduğundan bu yana AK Parti’ye yakın medya ve basının bile yer vereceği bir hal, harekette yani siyaset ortaya koyamayan İstanbul İl Başkanına ve en önemlisi Samsun, Trabzon, Adapazarı, Konya ve diğer büyükşehir belediye başkanlarına bakmak gerek. Ya Ordu veya Düzce gibi eski bakanlar ya da İmamoğlu ve Yavaş’ı gölgede bırakacak projeler üretmeyen başkanlar…

