Ardahan’ın Vatan topraklarına katılışını 105. Yıl Dönümün de baş döndürücü bir tempo ile düzenlenen etkinliklerin baktığımız da Hanak Ortakent’in, Çıldır Aşık Şenlik beldelerinin yıllar önce kapanıp, kent merkezlerine kilo metrelerce uzaklıkta ki mahalleler edildiği gibi, her yıl ’11 kişi daha olsaydı kapanmayacaktı’ denilen ve derneklerinin bir çatı altında toplandığı federasyonu mahkemelere düşen Göle ilçesine bağlı Goeveng’in neden hâlâ beldelikte düşmediğine sevinildiğini görüyoruz..
Çünkü bu kurtuluş etkinliklerine, kaz ve saz gecelerine batıda baktığımız da kendilerini, pardon kuzey doğuda ki Ardahan’ı kurtaranların bir hayli çok olduğunu görmek mümkün..
Evet, Ardahan’ı kaz ve sazlı gece ve etkinliklerde kurtaranların düzenledikleri o etkinlikler esnasında şöyle bir kenara, bir parça beze, ‘Her gün en az 3-4 trenin gelip, geçtiği Kars Tiflis Bakü Demiryolunun üzerine bir tren durağı ve havaalanı İstiyoruz’ diye yazıp, istemde bulunma aklı edinmedikleri bir kurtuluş yılını daha kutlamaya başlıyoruz, haydi halaya..
Yapılan savaşlar ardından savaş ganimeti diye başka ülkelere ‘tazminat’ diye verilip, sonradan yine aynı anlaşma ve sözleşmelerle geri alınan ama birilerinin ısrarla yani ‘Vatan-Millet Sakarya’ edebiyatları ile kabaran damarlarıyla, ‘kurtuluş’ derken kent genelinde diz boyu olan işsizliğin, alt yapıdan yoksunluğun getirdiği göç başta olmak üzere sosyal, siyasal ve de kültürel olarak 105 yıldır bir türlü kurtaramadığı sevdam Ardahan’ın VATAN TORAKLARINA YENİDEN KATILIŞININ 105. YIL DÖNÜMÜ bugün..

Dondurucu karların eşliğinde 105. yıl dönümünde bile güller açmayan yollarının beyaz asfalt denen buzla kaplı bir 23 Şubat gününde düzenlenen çeşitli etkinliklerle yıl dönümü kutlansa da, ekonomik, sosyal, kültürel olarak kurtarılmadığı bir günü daha kutlar bugün..
Evet, bugün Damal Karadağ’a yansıyan bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün silueti, Gürcistan ile ortak göl olan ama hep Çıldır gölünün gölgesinde kalan, unutulan diğer kapıların yanında Posof Türkgözü (Badlele) gibi ithafta, ihracatta sıfır çeken, sınır ticaret merkezi olmayan Çıldır gümrük kapısına adını veren Aktaş gölü gibi kentin doğal simgesi, çürümeye terk edilen üzerinde bir kütüphane, çay bahçesi ve bir restoran olmayan Rus demir köprüsünün gerdanı olduğu Kura Nehrinin olduğu Ardahan bugün 105 yaşını kutluyor.
Ve Beşikkaya HES Barajı ile akarı gemlenip, uluslar arası, üç ülkenin suyu olan suyunun her gün biraz daha Karadenizleşen Bübülan üzerinde önü Deriner HES ile gemlenen Çoruh nehrine akıtılması hedeflenen ve DSİ’nin ‘su yatağıdır’ deyip, içinde Alabalık kalmayan dere gibi derelerinin çevresinin betona çevrildiği müzesiz Ardahan’ın günü bugün..
Devam eden göç dolaysıyla ikisinin kapandığı, köylerinin yarısından çoğunun boşalıp, bebek yapamayan yaşlılara kalıp, harabeye döndüğü Allahüekber, Yalanızçam, Sahara, Ulgar dağlarının en büyük dağı Kısır Dağının boşa akan ve Hoçvan Hasköy, Kımılı ile Ölçek köyleri üzerinden Kura nehrine karışıp, önce Gürcistan’a sonra Hazar gölüne hayat veren suyunu içemeyen ‘Hoçvan İlçe olsun’ diye hayali kampanyaların başaltılığı Ardahan’ın günü bugün..

Ve bugün, yani 105 yıl önce yapılan anlaşmalarla önce elinde ki Ahıska’nın yarısı alınıp, sonra vatana geri verilişinin yıl dönümü, Ardahan’ın günü bugün..
28 günlük Şubat ayının ramazanın 3’ünde, ayın 23’ünde Serhat Ardahan’ın 40 yıllık esaretten sonra ülkemin sınırlarına yeniden katılışının yıl dönümü bugün..
Ve 105 yıl önceden bugüne kadar gelip, geçip, geride kalan yılları misali nüfus ve ekonomik olarak ileri değil, hep geri giden Ardahan’ın bir türlü paketlenip, markalaşamayan, ve vita tenekesi ile salça kavanozlarında ülke genelinde değil, mahalle ve aileler arasında satılmaya çalışılan balı gibi kaşar peynirini de markalaştıramayan kırmızı et deposu denenen ama etin kilosnun 900 TL.’ye satıldığı, her yıl yüzlerce hayvanının buzağı atıp, ŞAP başta olmak üzere çeşitli hastalıklar dolaysıyla telef olduğu Göle’nin, Hanak’ın, Çıldır’ın, Damal’ın ve Posof’un ilçeleri olduğu Ardahan’ın kurtuluşunun 105. yıl dönümü bugün..
Hâlâ Kıbrıs’ı tanımayan kardaş Azerbaycan’dan getirilen ve İsrail’i bile ısıtan dünyaya pompalanan Kafkas doğalgazının çevrim santralı ve basınç pompalarının burnunun dibinde geçtiği halde hala tezek, odun, kömürle ısınan 5 ilçesi, bir beldesi 227 köyü bir o kadar derneği, federasyonu olan ama her yıl devam eden göç dolaysıya bugün nüfusu 90 bine kadar düşen Ardahan’ın günü bugün..
‘Şenliğin torunuyum’ diyenlerin Hanak’ta ki Ortakent (Nakala) Beldesi gibi Aşıkşenlik (Suğara) Beldesinin nüfusunu 2 binin altına düşürüp, kurtaramayıp, kapattırdığı beldelerin tek kalanı olan ve adı gibi tadını Erzurum’un Tortum ilçesine kaptırılan Cağ’ı ile bilinen Canibeg yaylası ile ünlü beldesi Göle’nin burnunun dibine kadar sınır levhasını diken Erzurum’un dağ köylerine komşu Goreveng tek beldesi olan Ardahan’ın yeniden sınırların içine alındığı gün bugün..
Yani onca köyün adı gibi eski adları unutulsun denerek yeni takılan isimlerinin levhalarının bile doğru dürüst olmadığı ama o yayla yollarından beter bozuk yollarından zor belada olsa gittiğinizde, gördüğünüzde içinde geçen içi ağbun dolu derenin dışında bir köprünün olmadığını göreceğiniz kentin tek beldesi olan Köprülü (Goreveng) Beldesinin yollarının köy ve kent içi yollarını aratmadığını göreceğiniz orada, uzakta bir sınır kenti olan Ardahan’ın bugün doğum günü..
Gürcistan’a, Ermenistan’a kısacası çoğumuzun oradan gelmekle övündüğü ama gerek ekonomik sıkıntılar nedeniyle gerekse gezip, görme istemi ve de kültürümüz olmadığından vize alıp, turist olarak gidemediği, gezemediği, göremediği Kafkaslara açılan biri demir yolu olmak üzere 3 gümrük kapısına sahip olmasına rağmen ‘Gerek yok, masraflı’ denip, asıl adı Artvin-Ardahan projesi olan havaalanı projesinin sonr anda Bülbülan yaylasına olduğu gibi Kura Nehrinin suyuna da göz koyan Karadeniz siyasi lobisince çalınıp, Rize’de, hem de yol, köprü gibi ‘yolcu garantili’ denip, denizin ortasına yaptırılan havaalanını isteyen Ardahan bugün 105. yaşında.

Göle gibi Kürt Hoçvan’ın hem nahiye, belde yetmedi İlçe olma isteği hem de Terekeme Çıldır’ın gölünün su kaynağı Kısır’ın suyunu evlere, ahırlara taşıyacak olan su projesini bekleye dursun bu ülkenin kurucusu olan Atatürk’ün silueti ile her yıl ziyaret ettiği Alevi kültürü ile yoğrulan Damal’da Ahıskalıları bile gelmediği Posoflulara selam verdiği memleketimin 105. yıl dönümüne, ‘kurtuluş’ dense de ekonomik, sosyal, siyasal olarak ne kadar kurtulduğunu düşünürken adeta kuruyan bir göl gibi her yıl en az bin insanın göç ettiği aklıma geliyor.
Ahıskalının ana vatanı denen ama dünya genelinde yurda geri getirilen Ahıskalının bile gelmek istemediği ve yaşanan göç dolaysıyla meyvesi, sebzesi ağaçlarda çürüyen Posof gibi HES Barajları ile ovasına vurulan uluslar arası yol ile doğası alt üst edilen, sonradan Çıldır gölü gibi dokunulamaz diye ilen edilen ovasının çiçekleri solan onca endemik çiçeğiyle bal üreten Kafkas arısının gen merkezi, kentim Ardahan bugün Vatan Topraklarına Katılışının yıl dönümü..
Ve bugün Ardahan ile aynı gün doğan ve bu dünyaya gelen Ardahanlılar gibi sevip, saydığımız ve aşkından vazgeçmediğimiz 75 plakalı kentim havaalanı, doğu expresini beklediğini, var olan Organize Sanayine bir yolun içinde yatırım adına bir çiviye dönüp, vurulmasına bu mübarek ayda duacıyız..
Ve polis evi olacağını duyduğumuz Yalanızçam Kayak Tesisleri gibi bende aynı gün onunla birlikte aynı gün 23 Şubat’ta doğanlarla birlikte bu şehrimin her yeni yaşında geriye gidip, adım gibi fakirleşeceğine daha da gelişip, büyümesini ve olgunlaşmasını umutla beklerken, ilk kongrenin yapıldığı, ilk bayrağın çekildiği, ilk kez ‘cumhuriyet’ denilip, ilk hükümetin kurulduğunun unutulup, tarihiye aktarılıp, anlatılamadığı, futbol takımının BAL denen ligde 3. lige çıkmaya çalışıp, ama yıllardır o markalaşamayan balına yapışıp, kaldığı serhat şehrin, adım gibi fakir, ekonomik, sosyal, kültürelbir türlü kurtaramadığımız Ardahan’ın ‘Doğum Günü Kutlu Olsun’ derim..

